Barcelona Gecesi
25 Eylül 2011 Kategori: Futbol, Genel
Maç için ne diyebilirim ki?
Yağmurlu maçları severim. Daha fazla zevk verirler bana, neden bilmiyorum. Ve bu maç Barcelona’nın maçı olunca daha fazla keyif alıyorum.
Hafta boyunca “Arda mı Messi mi?” gibi saçma bir soruyu tartışıp durduk, cevabı şüphesiz belli olan bir soruydu ve saçmaydı bana göre. Arda her ne kadar Türkiye’de yetişmiş en yetenekli futbolcu olsa bile, karşısındaki Messi.
Maçın ilk yarısında, deli gibi pres yapan bir Barcelona ile karşı karşıyaydık, ofansif futbol oynayan Barcelona’nın, defansif futbol oynayan Barcelona’dan daha fazla zevkli olduğu bir gerçek. Sürekli rakibin kalesinin etrafında olmaları, pozisyonların çoğunu değerlendiremedikleri zamanlar olsa bile, maça zevk veriyor. Barcelona maça, defansif özellikli tek futbolcuyla çıktı, Mascherano. Bu ilk başta tedirginlik yarattı illaki, ama maçın başlama vuruşuyla ve Barcelona’nın vakit kaybetmeden atağa çıkmaya başlaması, olumsuz düşünceleri aklımızdan sildi.
Belli ki Pep, geçen salı günü alınan beraberliğin acısını, Atletico Madrid’ten çıkarmaya karar vermişti. İlk yarının 3-0 sonuçlanması da, bunu kanıtlayan bir şey. Atılan gollere geçelim, her gol birbirinden güzel olsa da, benim değinmek istediğim tek gol, Messi’nin golü. Golü adeta kendisi yarattı, yoktan var etti. Ve kalecinin korumaya çalıştığı yere bıraktığı şut… Tek kelimeyle enfesti… Öyle ki, evdeki Anti Barcelona taraftarı olan çoğunluk bile golün güzel olduğu konusunda hemfikirdiler.
İkinci yarıya, Atletico Madrid, Arda Turan’ı oyuna dahil ederek başladı, bu sayede Madrid belki daha fazla pozisyon şansı yakalayacaktı ama, Barcelona topla bir bütün olduğu için, zor gibiydi. Ki öyle de oldu. Arda ikinci yarının ilk dakikalarında, gol olması muhtemel bir pozisyondan yararlanamasa da, maça iyi başladı.
Villa’nın harcadığı pozisyonları, Messi’nin dünya dışı paslarına bağlıyorum, başka bir açıklaması olamaz. Ama kaçan pozisyona çok yazık oldu, kaleciyle karşı karşıyasın ya. 70. dakika civarlarında, Messi’nin çalımlayarak kaleye gittiği pozisyonun karşılığı, Türkçe sözlükte yazmıyor. Belki Barney Stinson’un tanımıyla “Efsanevi” diyebiliriz. Tabi o pozisyonu, tam 8 dakika sonra telafi etti, yine üst üste çalımlar, yine. Ben yazılarımda
Messi’den bahsetmek istemiyorum artık, ama boş kalacak bu sefer de. Adam gerçekten takımın hepsinin toplamından daha yetenekli. Övecek söz kalmadı artık.
Maçın ikinci yarısının bir kısmı sıkıcıydı aslında, genelde mutlak pozisyonlar olduğunda ve gollerde baktım ekrana, onun dışında pek dikkatimi veremedim maça, izleyesim yoktu nedense. Kapanışı Messi’nin gol olması imkansız, ama gol olan pozisyonuyla yaptı Barcelona. Real Madrid’in 6-2 kazandığı haftayı, 5-0′lık galibiyetle kapatması, skorlar bakımından bir mesaj verir gibiydi.
Her neyse, güzel bir maç, güzel bir galibiyet ve yağmurlu bir Barcelona gecesi… Gecemizi güzelleştiren unsurlar…
Benzer Yazılar

Okulda aldığı düşük notların sebebini " ama hocam maç vardı :( " diye açıklayan Şebnem, babası sayesinde futbolla ilgilenmeye başlayan ve şuanda günlük planlarını bile maç saatlerine göre ayarlayan Türkiye'de Galatasaraylı, uluslararası olarak Barcel... devamı »





